Fizyoloji

GASTROİNTESTİNAL FİZYOLOJİ

GASTROİNTESTİNAL FİZYOLOJİ
14 Ekim 2013
Fizyoloji

GASTROİNTESTİNAL FİZYOLOJİ ÇİĞNEME İstemli başlayıp refleks olarak devam eden bir olaydır (yürüme gibi). TÜKÜRÜK Submandibüler bez: Serömüköz salgı yapar (mikst salgı. tükürüğün %70’ini oluşturur) Tükürük Salgısının Uyarılması Oral Uyarı (Mekanik) Besinin ağızda bulunması ve dil hareketleri gibi mekanik uyaranlar salgı yaptırır. Kortikal-Psişik Uyarı Koşullu refleksle olan salgıdır (limon). ÖZOFAGUS • Yapısında hem çizgili hem de düz kas bulunur. • Üst 1/3 çizgili, alt 2/3’ü düz kastan oluşur. • Polimiyozit gibi hastalıklar üst kısmı tutarken, skleroderma alt özofagusu tutar. • Primer ve sekonder peristaltik dalgalar ile lokma ilerletilir. • Besin ortalama 9 saniyede mideye ulaşır. • Yer çekiminin kolaylaştırıcı etkisi vardır, ancak zorunlu değildir. MİDE SALGILARI (2-3 LİTRE/GÜN) Oksintik (Gastrik) Bezler • Zimojenik (esas) hücreler: Pepsinojen, gastrik lipaz salgılar. • Oksintik (pariyetal) hücreler: HCl ve intrensek faktör salgılar. Asit Salgılanması Hidrojen apikal membranda bulunan proton pompası ile mide lümenine atılırken potasyum pariyetal hücreye girer (H-K ATPaz). .... Devamini Okumak Icin Tiklayin..

SİNDİRİM SİSTEMİ HİSTOLOJİSİ

SİNDİRİM SİSTEMİ HİSTOLOJİSİ
14 Ekim 2013
Fizyoloji

SİNDİRİM SİSTEMİ HİSTOLOJİSİ Sindirim sistemi 3 ana bölüme ayrılır: 1. Oral kavite 2. Sindirim kanalı 3. Büyük sindirim bezleri: Pankreas, karaciğer. • Dudağın epidermisi kalın bir stratum luciduma (elaidin proteini [şeffaftır] içerir) sahiptir. • Ağız boşluğu çok katlı yassı epitelle örtülüdür. • Papillalar tat tomurcukları içerirler. Papillalar fonksiyon ve yapılarına göre 4 gruba ayrılır: 1. Filiform papilla (tat tomurcuğu içermez. en fazla bulunan papilladır. dokunmayla ilgilidir) 2. Fungiform papilla (tat tomurcukları içerir) 3. Sirkumvallat papilla (tat tomurcukları içerir. en az bulunan papilladır. tat reseptöründen en zengin olandır) 4. Foliat papilla (insanda rudimenterdir) • Bu tomurcuklar Ebner bezlerinin salgısı ile devamlı ıslak tutulurlar. • Ebner bezi lingual lipaz salgılar. • Fungiform papilla dilin ön kısmında yerleşmiştir. Yoğun tat tomurcuğu içerir. • Bol miktarda kanlanması nedeniyle fungiform papilla dilin üzerindeki kırmızı noktalanmayı oluşturur. DİŞLER 1. Mine (enamelum. en dıştadır): Vücudun en sert dokusudur. 2. Dentin 3. Pulpa: Sinir ve damardan zengin bir dokudur. .... Devamini Okumak Icin Tiklayin..

VÜCUT SIVILARI VE RENAL FİZYOLOJİ

VÜCUT SIVILARI VE RENAL FİZYOLOJİ
14 Ekim 2013
Fizyoloji

VÜCUT SIVILARI VE RENAL FİZYOLOJİ VÜCUT SIVILARININ ÖLÇÜMÜ • Toplam vücut sıvısı ölçümünde antipirin, döteryum oksit ve alkol kullanılabilir. • Ekstraselüler sıvı hacmi ölçümünde rafinoz, mannitol, inülin gibi sakkaridler ya da tiyosülfat, tiyosiyonat, klor ve brom gibi radyonüklidler kullanılabilir. • Plazma hacmi ölçümünde evans mavisi (T-1824. albümine bağlı taşınır), radyoaktif işaretli albümin, gama-globulin, fibrinojen kullanılır. • Kan hacmi demir, krom ya da fosfor izotopları ile ölçülebilir. • İnterstisyel sıvı hacmi direkt ölçülemez, ekstraselüler sıvıdan plazma hacmi çıkarılarak hesaplanır. • İntraselüler sıvı hacmi de direkt ölçülemez. Toplam vücut sıvısından ekstraselüler sıvı hacmi çıkarılarak bulunur. BÖBREKLER • Pronefroz: Fonksiyonel değildirler. • Mezonefroz: Geçici boşaltım organı olarak görev yaparlar. • Metanefroz: Kalıcı böbrekleri oluştururlar. Kalıcı böbrekler iki kökenden gelişirler: 1. Metanefrik divertikül (üreterik tomurcuk): Üreter, renal pelvis, kaliksler ve toplayıcı tübülleri oluşturur. 2. Metanefrik mezoderm: Nefronları (glomerül,.... Devamini Okumak Icin Tiklayin..

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ
14 Ekim 2013
Fizyoloji

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ İnspirasyon aktif, ekspirasyon pasif bir olaydır. İstirahat hâlindeki bir kişide inspirasyonu sağlayan kas frenik sinirle innerve olan diafragma kasıdır (ek olarak eksternal interkostal kaslar). Diafragma kasıldığında abdominal içerik aşağı doğru hareket eder. Böylece toraks içinde hacim artar ve basınç azalır. Toraks içi basınç atmosfer basıncının altına düştüğü için hava atmosferden akciğerlere girer. Akciğer dokusu elastik yapısı nedeniyle eski hâline döner ve pasif olarak ekspirasyon gerçekleşir. İnspirasyon merkezi dorsal nöron grubudur. Rampa (yokuş) sinyali üretir. Egzersiz sırasında solunumun hızının ve derinliğinin artması için şu kaslar da inspirasyona yardım ederler: • Eksternal interkostal kaslar • Skalen kas • Sternokleidomastoid kas Zorlu inspirasyonda 3000 cc daha alınır (inspiratuvar yedek hacmi). Ekspirasyon normalde pasif bir olaydır. Egzersiz sırasında ekspirasyona yardımcı olan kaslar: • Rektus abdominis • İnternal oblik kas • Eksternal oblik kas • İnternal interkostal kaslar Zorlu ekspirasyonda 1200 cc verilir (ekspiratuvar yedek hacmi). • Alveolle.... Devamini Okumak Icin Tiklayin..

KARDİYOVASKÜLER SİSTEM FİZYOLOJİSİ

KARDİYOVASKÜLER SİSTEM FİZYOLOJİSİ
14 Ekim 2013
Fizyoloji

KARDİYOVASKÜLER SİSTEM FİZYOLOJİSİ Batinotrop: Uyarılabilme. İnotrop: kasılma. Kronotrop: Kendini uyarma (SA. hız). Dromotrop: İletme (AV). Özelleşmiş uyarı ve ileti sistemi vardır. Pacemaker denen özel hücrelerle kendi kendine uyarı üretilir. Kas hücreleri arasında diskus interkalaris (gap junction vardır) denilen özel bağlantılar vardır. Bunlar uyarının bir hücreden diğer hücreye geçmesini sağlarlar. İskelet kaslarında bulunan triad kalp kasında bulunmaz. Kalp kasında diad bulunur (bir T tübül ve bir adet sarkoplazmik retikulum). İskelet kasında kalsiyumun sarkoplazmik retikuluma giriş çıkışını denetleyen protein ryanodindir. Miyokardda aynı işi yapan protein ise fosfolambandır. Sağ vagus SA’yı, sol vagus AV’yi uyarır. Miyokard kalsiyum kaynağı yönünden de iskelet kasından ayrılır. İskelet kasının kalsiyum ihtiyacı sarkoplazmik retikulumundan karşılanırken miyokardın kalsiyum ihtiyacı hem sarkoplazmik retikulumundan hem de hücre dışı sıvıdan karşılanır. KALPTE UYARI-İLETİ SİSTEMİ • Sinoatrial nod sağ atriyumda yerleşmiştir. • Atrioventriküler nod ileti geçişini geciktirir, bu yolla a.... Devamini Okumak Icin Tiklayin..

KALP – DAMAR HİSTOLOJİSİ

KALP – DAMAR HİSTOLOJİSİ
14 Ekim 2013
Fizyoloji

KALP – DAMAR HİSTOLOJİSİ KALP DUVARININ TABAKALARI Endokardiyum Subendokardiyum: Uyarı doğuran ve ileten sistem elemanlarını içerir. Miyokardiyum En kalın tabakadır, damarlar ve miyokardiyal hücreleri içerir. Epikardiyum (Viseral Perikardiyum) Koroner damarlar ve sinirleri içerir. KAN DAMARLARI Kalp gibi üç tabakadan oluşur: 1. Tunika intima: Endotel + subendotel (gevşek bağ dokusu) + m. elastika interna. 2. Tunika medya: Dairesel düz kas + elastik lameller (arterde en kalın tabakadır) 3. Tunika adventisya: Gevşek bağ dokusu, vaza vazorum, sinir ve lenfatikler (venlerde en kalın tabakadır) Büyük (elastik) arterler: Elastik arterler olarak da bilinirler (Aort, karotis). Tunika medyaları çok kalındır ve aralarında dairesel düzenlenmiş düz kas hücrelerinin yer aldığı çok sayıda elastik lamel içerir. Tunika adventisya ise ince bir bağ dokusu katından oluşmuştur, bağ dokusu elemanlarını, damarları besleyen vazo vazorumları, lenfatikleri ve sinirleri taşır. Yapısında elastin vardır. Orta çaplı arterler: Müsküler arterler olarak da adlandırılır (mezenterik arterler, renal arter). Tunika medyada düz kas hücrelerinin oluştu.... Devamini Okumak Icin Tiklayin..

AĞRI FİZYOLOJİSİ

AĞRI FİZYOLOJİSİ
14 Ekim 2013
Fizyoloji

AĞRI FİZYOLOJİSİ A-delta ve C lifleri ile taşınır. A-delta lifleri myelinli olup hızlı ağrıyı iletir. Sinapsa serbestlenen nörotransmitter glutamattır. C lifleri ise myelinsiz olup yavaş ağrıyı iletir. Sinapsa serbestlenen nörotransmitter ise P maddesidir. Dokuda ağrı reseptörlerini uyaran maddelere aljezik madde denmektedir. Bunlar bradikinin, adenozin, P maddesi, laktat, potasyum, serotonin ve histamindir. Prostaglandinler ise mevcut ağrıyı şiddetlendirirler (hiperaljezik). • A-beta lifleri duysal liflerdir. Bu liflerin uyarılması presinaptik inhibisyon (kapı-kontrol teorisi. FTR’nin ilkeleri) yaparak ağrının iletimini bloklar. • Ağrı yollarının (spinotalamik yol) geçtiği periaquaductal gri cevherde serotonin ağrı aşımını bloklar. • Lokal anestezikler A-delta ve C liflerinde Na kanallarını bloklayarak aksiyon potansiyeli ve ağrı oluşumunu engellerler. • Genel anestezikler ve alkol talamus düzeyinde etkili olarak ağrının kortekse ulaşmasını önlerler. 2 views .... Devamini Okumak Icin Tiklayin..

GÖZ HİSTOLOJİSİ VE FİZYOLOJİSİ

GÖZ HİSTOLOJİSİ VE FİZYOLOJİSİ
14 Ekim 2013
Fizyoloji

GÖZ HİSTOLOJİSİ VE FİZYOLOJİSİ Tunika Fibroza (Korneoskleral Tabaka) Sklera ve korneayı içerir. Tunika Vaskuloza (Uvea) Bölümleri koroid, iris ve korpus siliaredir. Tunika Nervoza (Retina) En içte yer alır. GÖZÜN KIRICI ORTAMLARI • Kornea • Aköz humor • Lens • Vitröz cisimdir (humor vitröz). Gözün akomodasyonsuz kırma gücü +59 dioptridir. Gözde ışığın en çok kırıldığı yer hava ile korneanın ön yüzü arasındadır. Kornea +40 dioptrilik kırma gücüne sahiptir. Merceğin kırma gücü +12 dioptridir. Işığın düştüğü yer foveadır. Akomodasyon Yakındaki nesnelerin net görülebilmesi için lensin şekil değiştirerek kırıcılığını artırması, gözlerin içe bakması (konverjans) ve pupillaların küçülmesi (miyozis) durumuna akomodasyon (uyum triadı) adı verilir. Parasempatik sistem silierleri kasar ve akomodasyon yapar. Mercek asıcı bağlarla asılmıştır ve bunlar merceği gergin tutar. M. ciliaris bu bağların gerginliğini azaltır ve lensin kalınlaşmasına, kırıcılığın artmasına neden olur. M. ciliaris kasılınca lensin kırıcılığı artar, akomodasyon oluşur. Hipermetroplarda daha fazla akomo.... Devamini Okumak Icin Tiklayin..

SANTRAL SİNİR SİSTEMİ

SANTRAL SİNİR SİSTEMİ
14 Ekim 2013
Fizyoloji

SANTRAL SİNİR SİSTEMİ SİNİR LİFLERİ 1. Miyelinli lifler 2. Miyelinsiz lifler MİYELİNLİ LİFLER Akson perikaryondan (somadan) çıkıp kısa bir süre çıplak seyrettikten sonra nöron tipine ve bölgesine göre farklı kılıflarla sarılır. • Endonöryum: Tek bir sinir lifini çevreler. • Perinöryum: Bir grup lifi çevreler. • Epinöryum: Dıştan tüm siniri çevreler. • Periferik sinir sisteminde miyelin kılıfı yapan hücre Schwann hücresidir. • Santral sinir sisteminde miyelin kılıfı yapan hücre oligodendrosittir. NÖROGLİA HÜCRELERİ Glial hücreler nöronların aksine mitozla çoğabilirler. Nöroglia Hücreleri 1. Astrositler 2. Oligodendroglialar 3. Mikroglialar 4. Ependim hücreleri ASTROSİTLER Glial hücrelerin en büyüğüdür. Astrositler genişlemiş pedikülleri (vasküler son ayakları) ile tüm kan damarlarını çevreler ve kan-beyin bariyerinin yapısına katılırlar. SSS’deki hasardan sonra hasar yerinde astrositler prolifere olurlar ve skar dokusu oluştururlar (gliozis). Astrositler ve oligodendrogliyalar birlikte makroglia olarak adlandırılır. • BOS’ta Mg ve kreatinin kana göre yüksektir. • BOS’ta Na, Cl, HCO.... Devamini Okumak Icin Tiklayin..

ELEKTROFİZYOLOJİ

ELEKTROFİZYOLOJİ
14 Ekim 2013
Fizyoloji

ELEKTROFİZYOLOJİ İSTİRAHAT MEMBRAN POTANSİYELİ • Bir hücrenin sitoplazmasına ve hücre dışına elektrodlar koyulup voltmetreye bağlanırsa voltmetre -70 mV gibi negatif bir değer gösterir. Bu değere istirahat membran potansiyeli adı verilir. Bu negatif yükten (-70 mV) sorumlu protein üç sodyumu hücre dışına atarken iki potasyumu hücre içine alan Na-K ATPaz pompasıdır. • Hücre membranı en çok potasyumu sızdırdığı için İMP oluşumunda en önemli iyon potasyumdur. • Hipopotasemide hiperpolarizasyon olduğu için hücre zor uyarılır. • Hiperpotasemide (hiperkalemide) başlangıçta uyarılabilirlik artıyor. Eşik değeri geçerse aksiyon potansiyeli oluşur. Yüksek dozda istirahat membran potansiyeline dönemediğinden zor uyarılır. SİNAPTİK POTANSİYELLER • Tipine bağlı olarak nörotransmitter madde postsinaptik membranda depolarizasyona (eksitasyon) ya da hiperpolarizasyona (inhibisyon) yol açar. • Asetil kolin, substans P ve glutamat eksitatör transmitterlere örnektir. Nöron -70 mV istirahat durumundan -65 mV gibi daha az negatif değerlere gelmesine eksitatör postsinaptik potansiyel (EPSP) denir. EPSP’ler birikerek uy.... Devamini Okumak Icin Tiklayin..