SİNDİRİM SİSTEMİ HİSTOLOJİSİ

Sindirim sistemi 3 ana bölüme ayrılır:

1. Oral kavite
2. Sindirim kanalı
3. Büyük sindirim bezleri: Pankreas, karaciğer.

• Dudağın epidermisi kalın bir stratum luciduma (elaidin proteini [şeffaftır] içerir) sahiptir.
• Ağız boşluğu çok katlı yassı epitelle örtülüdür.
• Papillalar tat tomurcukları içerirler.

Papillalar fonksiyon ve yapılarına göre 4 gruba ayrılır:

1. Filiform papilla (tat tomurcuğu içermez. en fazla bulunan papilladır. dokunmayla ilgilidir)
2. Fungiform papilla (tat tomurcukları içerir)
3. Sirkumvallat papilla (tat tomurcukları içerir. en az bulunan papilladır. tat reseptöründen en zengin olandır)
4. Foliat papilla (insanda rudimenterdir)

• Bu tomurcuklar Ebner bezlerinin salgısı ile devamlı ıslak tutulurlar.
• Ebner bezi lingual lipaz salgılar.
• Fungiform papilla dilin ön kısmında yerleşmiştir. Yoğun tat tomurcuğu içerir.
• Bol miktarda kanlanması nedeniyle fungiform papilla dilin üzerindeki kırmızı noktalanmayı oluşturur.

DİŞLER

1. Mine (enamelum. en dıştadır): Vücudun en sert dokusudur.
2. Dentin
3. Pulpa: Sinir ve damardan zengin bir dokudur.
4. Periodontiyum: Dişin maksiller ve mandibular kemik içinde tutunmasını sağlayan yapıları (Sharpey lifleri) içerir.

Ağrının reseptörü çıplak sinir uçlarıdır.

Periodontal Bağ

Periodontal ligamentten sementum içine uzanan Sharpey lifleri alveol kemiği ile sementumun alveol kemiğine sıkıca tutunmasını sağlarlar.

GASTROİNTESTİNAL SİSTEM HİSTOLOJİK KATMANLARI

1. Mukoza

2. Submukoza

• Meissner pleksusu bu tabakada bulunur.
• Bu pleksus gastrointestinal bezlerin salgı kontrolünden sorumludur.

3. Muskularis Propria

• Gerçek kas tabakasının ve Auerbach pleksusunun bulunduğu tabakadır.
• Auerbach pleksusu peristaltik hareketlerin düzenlenmesinde görev yapar.

4. Seroza

Cajal Hücresi

Gastrointestinal sistemde pace-maker aktivitesi gösteren hücre Cajal hücresidir. Bu hücre BER’i (bazal elektriksel ritmi) oluşturur. Bu hücreden kaynaklanan tümörlere GIST (gastrointestinal stromal tümör) denir. En sık mideye yerleşir.

ÖZOFAGUS

Serozası bulunmaz.

MİDE

MİDE BEZ YAPISI
Kaynak Salgıladığı Madde
Müköz boyun hücresi Mukus
Bikarbonat
Pariyetal hücreler Gastrik asit (HCl)
İntrensek faktör
Enterokromaffin benzeri hücre Histamin, serotonin
Esas hücreler Pepsinojen
Gastrik lipaz
D hücreleri Somatostatin
G hücreleri Gastrin

İNCE BAĞIRSAK

• Plika sirkülares (Kerckring [yakınlaşan] valfleri) ve villuslar emilim yüzeyini artırır.
• Villusların içinde arter, venül ve lenf taşıyan lakteal kanal bulunur.
• Epitel örtüsünün yaptığı çöküntüler ise Lieberkühn kriptaları olarak adlandırılır ve midede olduğu gibi bu yapılar bağırsak bezleri olarak değerlendirilir.
• Uzun mikrovilluslar vardır.

• Duodenum: Villusların genişliği ve submukozada yer alan müköz salgı yapan Brunner bezlerinin varlığıyla karakterizedir.
• Jejunum: Villuslar incedir (en gelişmiş plikalar bulunur).
• İleum: Villuslar incedir ve lamina propriyalarının Peyer plakları olarak adlandırılan lenf folliküllerinden çok zengin olmasıyla karakterizedir. Goblet hücresi vardır.

• M hücreleri (membranöz epitelyal hücreler) Peyer plaklarındaki lenfoid folliküleri örten özelleşmiş epitelyal hücrelerdir.
• M hücreleri endositozla antijenleri alabilirler ve alttaki lenfoid hücrelere taşırlar.

LİEBERKÜHN KRİPTALARI

• Emilim yapan örtü epiteli hücreleri, Goblet hücreleri, Paneth hücreleri ve enteroendokrin (Argentafin) hücreler içerir.
• Paneth hücreleri kriptaların bazal bölümlerinde yerleşmiş ve salgıladığı ürünlerle lüminal yüzeyi patojen mikroorganizmalara karşı koruyan hücrelerdir.
• TNF-alfa, lizozim, defensin (kriptidin) olmak üzere 3 ana ürün sentezler.

KALIN BAĞIRSAK

Kalın bağırsakların muskularis eksternası çekum ve kolonda tenya koli olarak adlandırılan uzunlamasına bantlar oluşturur.

KARACİĞER

• Organın parankiması hepatositlerin oluşturduğu hücre kordonları ve bunların arasında yer alan sinüzoidlerden oluşmuştur.
• Merkezde bir vena sentralis’ten ışınsal biçimde dağılan hücre kordonları karaciğer lopçuklarını oluşturur.
• Portal aralık hepatik arter, vena portanın bir dalı ve bir safra kanalı içerir.
• Bu üçlü yapıya portal triad adı verilir.
• Karaciğer lenfatikleri Disse aralığında oluşan lenfi drene ederler.
• Karaciğerde hücre kordonları (Remark kordonları) bulunur.

Sinüzoid duvarlarında başlıca üç tip hücre izlenir:

• Endotel hücreleri: Pencerelidir.
• Kupffer hücreleri: Fagositik hücrelerdir.
• Yağ depo hücreleri (İto hücresi): Disse aralığında bulunurlar. Sitoplazmalarında lipid damlacıkları izlenen bu hücrelerin A vitamini (retinoik ester) depoladıkları bilinmektedir. Karaciğer sirozunda miyofibroblastlara dönüşerek fibrozis (kollajen-elastin sentezi) yapmaktadırlar.

Disse Aralığı

Karaciğer lenfinin ilk oluştuğu yer Disse aralığıdır.

Karaciğer Lobülündeki Yapılar

• Endotel
• Sinüzoid
• Kupffer hücresi
• Disse aralığı (sinüzoidle hepatosit kordonu arasındadır)
• Glisson kapsülü
• Portal triad (v. porta, safra yolu, ductus lenfatikus, a. hepatika. v. hepatika yoktur)
• Hering kanalı (çevresinde oval hücre vardır)
• Hepatosit (Remark) kordonu
• V. sentralis
• İto hücresi

• Kan akımı portal alandan santrale doğrudur.
• Lenf ve safta akımı santralden portale doğrudur.

Hepatik asinus 3 zona ayrılır:

• Zon 1: Periportal. Kendisi toksik olanlar (viral hepatitler) buraya etkir.
• Zon 2
• Zon 3 (kanlanması en kötü): Sentrilobüler. Konjestif kalp yetmezliğinde karaciğer nekrozu (sentrilobüler nekroz) en çok zon 3’teki hücreleri etkiler. Metaboliti toksik olanlar (alkol) buraya etkir, karaciğer iskemisi, sağ kalp yetmezliği burada olur.

KARACİĞER HÜCRELERİ

Kanalcıklar aracılığıyla perifere iletilen safra Hering kanalı olarak adlandırılan kısa bir kanalla portal aralıktaki safra kanallarına aktarılır.

Hering kanalı çevresindeki oval hücreler kök hücre görevi yaparak hepatosit hasarında ölen hücrelerin yerini doldurur.

SAFRA KESESİ

• Görevi safrayı depolamak ve yoğunlaştırmaktır.
• Epitelin bağ dokusu içine doğru yaptığı epitelyal mukozal sinüsler Rokitansky-Aschoff sinüsleri olarak isimlendirilir.
• En sık görülen konjenital anomalisi frigyalı şapkası safra kesesidir.
• Safra kesesinin karaciğere bakan yüzünde aberran safra kanalları oldukları düşünülen Luschka kanalcıkları bulunabilir. Ancak bu kanalların lümenle ilişkileri yoktur.

PANKREAS

• Tübüloasiner seröz bir bezdir.
• Son kısımları sindirim enzimlerini salgılayan asiner hücreleri ve boyun kısmından lümene doğru sarkan sentroasiner hücreleri içerir.

21 views

Bir Cevap Yazın